Gezinti Bağlantılarını Atla
Gezinti Bağlantılarını Atla.
Müller Martini Sert Kapak Forumu Yapıldı



Dünyanın her yerinde kitaplar Müller Martini Book Technology GmbH tarafından üretilen mücellit makineleri ile ciltleniyor. Bad Mergentheim merkezli şirket son derece yenilikçi ve otomasyonlu makineler ayrıca sert kapaklı kitap üretimi için eksiksiz hatlar üretiyor. Müller Martini’nin en gelişmiş ve entegre sert kapak kapak hattı tamamını görebildiğimiz Almanya Bad Mergentheim’deki “Sert Kapak Forum” unda tanıtıldı. Türkiye’den 10 kişilik bir mücellit gurubu ile gerçekleştirilen ziyarette dergimizi de davet eden Müller Martini’nin Türkiye Temsilcisi Pasifik Temsilcilik’ten Şafak Okaygün, Serdar Tokel ve Pasifik Temsilcilik Ankara Bölge Müdürü Süleyman Dinçel bize rehberlik etti.
Müller Martini, baskı sonrası sistemlerinde piyasa lideri olarak biliyor. Neredeyse yarım yüzyıldan daha uzun bir zamandır Müller Martini grubu Zofingen, İsviçre’deki ana ofisiyle basım sektörü için makine ve sistemler üretiyor. Grubun yedi iş bölümü gazeteler, dergiler, broşürler, kitaplar ve özel baskılı malzemelerin üretimi için makineler ve sistemler üretiyor.

BAD MERGENTHEIM FABRİKASI

Müller Martini, 1998’den beri sert kapak piyasasında çalışıyor. Sert kapak sistemleri iş bölümü kapasitesini arttırmak için yeni şirket merkezini 2001’de Bad Mergentheim’e taşımış. Müller Martini Book Technology ürün portföyünü genişletti ve şu anda tek makineden eksiksiz entegre üretim sistemlerine kadar bireysel ve ekonomik çözümler sunuyor. Makine serisinde Ventura kitap dikiş sistemi, Collibri arka tutkallama makinesi, Diamant bookline, Vesta Şömiz makinesi ve diğer birçok başka makine bulunuyor. Müller Martini Book Technology’nin ihracatı yüzde 90’dan fazla. Sert kapak Forumunda Müller Martini Book Technology showroom’unda müşterilere kitap ciltleme makineleri gösterildi ve seminer ve eğitimler sunuldu. Sert Kapak Forumu ayrıca uzmanların kitap üretiminde yeni gelişmeler hakkındaki bilgileri paylaştıkları bir platform.

SERT KAPAKTA 9 YIL

Bad Mergentheim fabrikası Genel Müdürü Hanspeter Pfister, bu fabrikada katlanmış formadan sert kapaklı bir kitabın tamamını yapacak her türlü makine ve teknolojiyi geliştirdiklerini anlatıyor. Müller Martini’nin 1998’de sert kapak makinelerini üretimine başladığını ve Bad Mergentheim’daki binayı 2001 yılında tamamladıklarını anlatan Pfister, yeni makineler geliştirdiklerini ana şirketimiz olan Müller Martini’den iplik dikiş makinesini gibi bazı makineleri aldıklarını ve üçüncü parti bazı makineleri satın aldıktan sonra bunların tamamını büyük bir hızla pazara sunduklarını söylüyor.

SERT KAPAK’IN MÜLLER MARTINI İÇİNDEKİ YERİ VE PAZARDA MÜLLER MARTINI’NIN YERİ

"Müller Martini büyük bir gurup. 7 bölümden oluşuyor. Tel dikiş, amerikan cilt, baskı makineleri, gazete sistemleri, on demand kısa tirajlı işleri çözen kısım gibi. Sert kapak Müller Martini içinde göreceli olarak küçük bir bölüm oluşturuyor. Ama amerikan cilt makinelerini üreten bölümle birlikte alırsak önemi ortaya çıkar.Dünyadaki sert kapak pazar payına doğru bakış için hangi yıllar arasına bakacağımızı bilmek lazım. Müller Martini sert kapak işinde yeni olmasına rağmen rakibini çok yakın bir payla takip ediyor. İsviçre’de, Türkiye’de, Amerika’da, Avrupa’nın bir çok ülkesinde pazar lideriz. Aslında tam olarak bir rakibimiz de yok. Rakibimiz olan firmalar var. Bunların hiçbirinde bizde olduğu gibi komple çözüm önerisi yok. Kapak sırt bezi yapan bir rakibimiz var. İplik dikiş makinesi yapan başka bir rakibimiz var. Kapak takma makinesi yapan farklı bir rakibimiz var. Bizi lider yapan en önemli bir avantajımız da bizim geliştirdiğimiz tüm ürünler, birbirine bağlanabilen aynı ara yüzde çalışan makineler. Aynı felsefe ile geliştirilmiş ürünler dolayısıyla birbirini kontrol edebilen çözümler. Müller Martini’den herhangi bir makine almış müşterilerimiz hattındaki herhangi bir makineden diğer makineleri yönetebilir. Oysa farklı rakiplerimizden çeşitli makineler almış müşterilerimizin böyle bir şansı yok."

SERT KAPAK FORUMU BAŞARILI OLDU DRUPA’DA DA YENİLİKLER VAR

"Müller Martini olarak Ar-Ge’ye çok yatırım yapan bir firmayız. Makineler üzerindeki geliştirmelerimiz uzun zaman alabilir. Burada sergilediğimiz makineler ve ziyaretçilerimiz anlamında baktığımızda kendimizi çok başarılı buluyoruz. Bu open house’ a drupa’dan altı ay önce olmasına rağmen beklediğimizden fazla ziyaretçi aldık ve bu ilgiden çok mutlu olduk. Yaptığımız işin doğru olduğunu gördük. Özellikle yan kağıdı yapıştırma ve kurdele hazırlama makinelerimiz çok ilgi gördü. Ancak bu bizim için yeterli değil. Drupa’ya çok az bir zaman kalmasına rağmen burada henüz göstermediğimiz yeni ürünlerimiz olacak. Bizim felsefemiz, iyi müşteri ilişkileri, müşterinin istediği çözümleri bulmak ve sunmak. Bu yolda çalışmaya devam edeceğiz.”

EN ÖNEMLİ HABER ENTEGRASYON

Müller Martini’nin Türkiye Temsilcisi Pasifik Temsilcilik Yönetim Kurulu Başkanı Şafak Okaygün ise Sert Kapak Forumunda tanıtılan yeni makinelerin teker teker ele alınmasından ziyade aralarındaki entegrasyona dikkat çekiyor:
“Buradaki makinelerin en önemli özelliği entegrasyon. Katlamadan sonra bir sert kapaklı kitap üretimi için her şeyin bir arada olması. Müller Martini, 98’de bu işe başladığında bu entegrasyona sahip değildi. Dokuz yıl bu sektörde kısa bir süre. Müller Martini gibi güçlü bir firma olmasaydı bu kadar kısa bir süre içinde bu entegrasyonu tamamlayabilir miydi bilmiyorum. Biz bu iki gün içinde sadece makinenin varlığı açısından değil; birlikte çalışabilen, elektronik alt yapısı buna göre hazırlanmış, sistemin her yerinden her bir kısmı kontrol edilebilen, bir entegre sistemi gördük. Bence en önemli haber bu.”

TÜRKİYE PAZARI GELİŞİYOR

Türkiye pazarının baskı sonrasındaki gelişmesine dikkat çeken Okaygün, Sert Kapak Forumu esnasında gösterilen makinelerin bir yıl içinde Türkiye’de de kurulabileceğini, Pasifik olarak Müller Martini’n sunduğu entegrasyon ve geniş makine portföyü avantajını iç pazara yansıttıklarını, söylüyor:
“Biz drupa 2004’den beri sert kapak sistemlerinin satışını başarıyla yapıyoruz. Bu kadar entegre bir sistem kurulumu henüz Türkiye’de yapılmadı ama kısa zamanda yer bulacağına inanıyorum. Çünkü Türkiye’de de sert kapak pazarı gelişiyor. İyi bir kitapçıya girdiğinizde Türkçe sert kapaklı ürün sayısında artış olduğunu görebilirsiniz. Belki bu artış bugün için az görünebilir ama yakın zamana kadar neredeyse sıfır olan bir pazardı. Pazar gelişiyor gelişmeye de devam eder.Sert kapak yokluğu en çok hissedilen ürünlerden biridir. drupa öncesi ve sonrasında bu entegre sistemlerinden bir iki kurulum bekliyoruz.”

MÜLLER MARTINI TÜRKİYE’DE DE LİDERDİR

“Müller Martini’nin Türkiye’deki yeri Pasifik’ten önce de şimdi de hep iyiydi. Bu durum tüm dünyada da böyle. Müller Martini’nin her hangi bir ülkede %50’nin altında pazar payı olduğunu sanmıyorum. Pasifik Temsilcilikle birlikte pazar payı Türkiye pazarında belki daha da hızlanarak arttı. Biz Pasifik olarak hem pazarlamaya hem de teknik servise çok ciddi yatırımlar yaptık. Bu çalışmalarımız da meyvelerini veriyor. Biz rekabetçi bir firmayız; Müller Martini de öyle. Çok çeşitli ve entegre ürünler üretmenin bir çok avantajı var. Müller Martini avantajlarını bize yansıtıyor. Biz de müşterimize sunuyoruz. Türkiye’deki pazar payımız oldukça yüksek. Tam bir rakam söylemek mümkün değil. Çünkü bizim gibi komple çözüm sunan ürün programımızı karşılayabilen bir firma yok. Bu da işin baskı sonrasında çok önemli bir avantaj. Bir matbaaya gittiğimizde her türlü baskı sonrası problemini çözme imkanına sahibiz.” Okaygün sorumuz üzerine Türkiye’de baskı sonrasının hem matbaalar hem de mücellitler açısından gelişeceğini anlatıyor. Müller martini’nin bazı makinelerinin kendi baskı sonrası çalışmalarını kendi bünyesinde çözmek isteyen matbaalar için çok ekonomik olabileceğini, bazı makinelerin ise mücellitler için daha verimli bir üretim hattı oluşturacağını, söylüyor:

MATBAACILAR VE MÜCELLİTLER İÇİN FARKLI ÇÖZÜMLER

“Belli kapasiteye ulaşmış matbaalar baskı sonrasına da yatırım yapıyor. Bizim böyle çok müşterimiz var. Bir matbaanın iki ya da üç çok renkli baskı makinesi varsa bir robotlu tel dikiş alıyor veya bir amerikan cilt makinesi yatırımı yapıyor. Bu trendin devam edeceği kanısındayız. Çünkü bunlar çok ekonomik ve matbaa içinde bulunmasının avantaj sağladığı yatırımlar. Matbaanın daha ekonomik, daha hızlı teslimat yapabilmesini; dolayısıyla daha rekabetçi olması sağlayan ürünler bunlar. Dolayısıyla o trendin devam edeceğini düşünüyorum. Yayıncılara bakarsak özellikle kitap işinde olanlar veya web makineleri olanlar. Onların da orta ve daha büyük kapasiteli tel dikiş makinelerine, amerikan cilt makinelerine yatırım yaptıklarını görüyoruz. Burada belki mücellitler için zor bir durum var. Bizde mücellit anlayışı baskıyı matbaacı yapar sonrasını da mücellit yapar şeklinde idi. Tabii o anlayış değişti. Bugünkü dünyada artık bu anlayışa yer yok. Mücellitler, matbaaların yapmayı ekonomik bulmadığı yatırımlara yönelmeliler. Gördüğümüz trend de o. Rekabet kapasitelerini sürdürmek isteyen mücellitler, yatırımlarını böyle yapıyorlar. Bir matbaa için ekonomik olmayan yatırımlar nedir derseniz; mesela spiral. Her matbaanın spiral işi vardır ama makineyi full dolduramaz. Ama mücellitler bunun yanında tel dikiş ve amerikan cilt yatırımları da yapıyorlar. Çünkü matbaacıların tamamı bu yatırımlara sahip değil. Eğer bu tip makineleri yoksa bu hizmetin de verilmesi lazım. Ancak sert kapak, başka bir konu. Sert kapak hemen hemen hiçbir matbaanın yapmaya değer bulacağı bir yatırım değil. Öncelikle kendi içinde büyük bir yatırım. Her gün belli saatlerde kullanabildiğinizde kendini ödeyebilen bir yatırım. Dolayısıyla mücellitlerin yöneleceğini gördüğümüz kısım da bu.”

BASKI SONRASINDA İKİNCİ EL YATIRIMLARI

Türkiye’de 90’ların başından itibaren sıfır baskı makinesi satışları arttı, makine fiyatları düştü ve tedariki de kolay hale geldi. Dolayısyle bir çok matbaacı açısından da ulaşılabilir hale geldi. Tabii baskı makinesi sayısındaki bu artış baskı sonrasını zorlamaya başladı. Türkiye’de baskı sonrasında ki kapasite belliydi. Bu gelişmelerden sonra baskı sonrasına da çok ciddi yatırımlar yapılmaya başlandı. Biz müler Martini olarak bunu karşılıyoruz. Baskı sonrasında da ikinci el satışları var ama bizim de satışlarımız yüksek. Makine almak için bizi arayan müşterilerimize Müller Martini’nin yeni makinelerinin de çok ekonomik olduğunu gösteriyoruz.”

MÜLLER MARTINI ÇOK PAHALI BİR YATIRIM DEĞİLDİR

“Bunu yaşadığımız çok müşterimiz oldu. Mesela 96 model bir müşterimiz Presto bulmuş. Fiyatı 80 bin euro. Biz bunun 2007 modelinin bununla mukayase kabul etmeyecek fiyatlarla satıyoruz. İkinci el makine düşünüp de bizimle konuşan müşterilerimizin %60’ı sıfır makineye dönüyor. Bu belki bizim yapamadığımız bir görev. Pazara Müller Martini’nin sıfır modellerinin ne kadar ekonomik olduğunu yeterince anlatamıyoruz. Piyasada yaygın kanı Müller Martini’nin çok pahalı olduğu, sıfırının alınamayacağıdır. Ama bu kanı gerçeği yansıtmıyor. İkinci el makine satıcıları tarafından da pazarda kullanılan bir argümandan öteye de geçmiyor. Yeni makine alanlar böyle olmadığını biliyorlar. Benzer gelişme, baskı sonrasında da olacaktır. Bana göre yeni makine satışı şu anda da ikinci ele göre daha fazla. Ama ilerde %80’lere çıkar sanıyorum.”

KULLANILMIŞ MAKİNE, SIFIRINDAN DAHA UCUZ OLAMAZ

“Bence ucuz makine alan matbaacı kazançlı çıkmıyor. Aldıktan sonra bazı sıkıntılar yaşanabilir. Elbette her ikinci el makinede mutlaka sıkıntı yaşanır demiyorum ama genelde duyduğumuz şeyler bunlar. Matbaacı ikinci el baskı makinesine baktığında onu iyi anlayabiliyor. Ama baskı sonrasında öyle değil. Eksiklerini göremeyebilir. Bugünkü yeni makinelerde eski makinelerde olmayan yeni opsiyonlar var. Matbaadan doğru ürünün çıkmasını sağlayan bir çok kalite kontrol opsiyonları var. Matbaacının bunun farkında olması mümkün değil. Belki ilk defa cilt makinesi yatırımı yapıyor. Oyüzden de ekonomikmiş gibi görünün ikinci el makine fiyatları gerçekte ekonomik olmuyor. Sadece fiyata bakmak yerine garanti maliyetlerine bakılmalı. Biz yeni makinede anahtar teslim yapıyoruz. Montajı, eğitimi, garantisi dahil oluyor ve aradaki fark aslında kapanmış oluyor. İkinci el yatırımında bunlar da göz önünde bulundurulmalı. 15-20 yaşında mekanik sürati 10 bin olan bir makinenin günlük üretiminin 5 bin süratte ki yeni bir makinenin yarısına bile ulaşamadığı görülür. Bir de eğer kullanılmış eski bir makine alıyorsanız çok iyi bir ustaya da sahip olmalısınız. Olsanız bile 1-2 saat ayar süreleri harcamalısınız. Halbuki yeni makinelerde böyle değil. Yani makinenin her şeyi bilen, gözüyle görünce ayarını yapabilen ustaya ihtiyacı yok. Kafası çalışan, verimliliği düşünen bir usta yeterli. Çünkü makine tüm ayarları kendi otomatik olarak yapıyor. Bir işten bir işe geçiş 5-10 dakikada gerçekleşebiliyor. Böylece gün içinde her hal-ü kârda yeni makinelerde ikinci el makineyi alt edebilirsiniz. Verimlilik açısından fark sağlarsınız.”

ANADOLU PAZARI DA BÜYÜYECEKTİR

Sorumuz üzerine İstanbul ve Ankara dışında kalan şehirlerde de matbaacılığın geliştiğine dikkat çeken Okaygün, baskı sonrası yatırımlarda da baskı yatırımlarına paralel olarak artış öngörüyor: “Anadolu pazarında da önemli bir gelecek görüyorum. Türkiye büyük bir ülke. Büyük bir nüfusu var. Bütün baskı işlerinin iki ilde toplanması mümkün değil. Matbaacılık lokal olarak yapılabilen bir iş. Matbaacılığın o şehirlerin gelişimine oranla gelişeceğini ve matbaa sayısının dolayısıyla baskı sonrası yatırımlarının da artacağını düşünüyorum.”

TÜRK MATBAACILAR DRUPA’YA İLGİ GÖSTERECEKTİR

Son olarak 2008’deki en önemli etkinlik olarak yer alan drupa ve drupa esnasındaki ve sonrasındaki gelişmelere ilişkin sorumuzu cevaplandıran Okaygün, Türk matbaacıların drupa’ya ilgi gösterdiklerini büyüyen matbaa pazarının ve globalleşmenin ve bilgiye ulaşmaktaki kolaylığın drupa’yı etkilemediğini, söylüyor: “Bilgiye ulaşım çok kolaylaştı. Bir makine yatırımı yapmak için mutlaka fuara gidip görmek gerekmiyor, o da doğru. Ama ben dünya çapında baktığınızda matbaacılığın büyüdüğünü düşünüyorum. Globalleşme dünya pazarlarını büyütor. 90 öncesinde hiçbir fuara gelmeyen 100 milyonlarca nüfusa sahip ülke matbaacıların artık bu fuarlara geldiğini görüyoruz. Eski doğu bloku ülkelerinin büyük yatırımlar yaptığını, geliştiğini biliyoruz. Matbaa piyasası büyüyor. Türkiye de bundan payını alıyor. Gerek Türk müşterilerin gerekse diğerlerinin drupa’ya büyük ilgi göstereceğini ve önemli satışlar yapılacağını düşünüyorum. Bizim de elimizde iyi bir proje stoku var. Biz de bu projeleri gerçekleştirebilirsek drupa öncesinde, esnasında ve sonrasında iyi işler yapmış oluruz.”

SERT KAPAK FORUMUNDAN BAZI TEKNOLOJİLER

İki gün süren Sert Kapak Forumunda sergilenen bazı yeni teknolojiler hakkında şu bilgileri aktarabiliriz:
Gevşek Blokların Sürekli Yüklenmesinde Ventura Automatic Stack Infeed ZFM
Formaların Ventura kitap dikiş makinesine otomatik ve etkili bir şekilde sunulması için geliştirilmiş otomatik feeder. 220 metreye kadar çıkabilen istiflerde gevşek bloklar bir taşıyıcıya aktarılıyor ve buradan sürekli yüklemeye alınıyorlar. Bir seferinde yedi taneye kadar A5 formatında ve on taneye kadar A6 formatında istif taşıyıcı üzerine koyulabiliyor. Daha sonra ilk istif besleyici çatalına koyuluyor ve beslemeye doğru iletiliyor. Bu istif besleme sistemi operatörün daha esnek ve etkili bir şekilde çalışmasını sağlıyor. En yüksek makine hızında bile yeterli forma yüklenebiliyor. Böylece makinenin etkinliği – ve bu sayede yüksek verimliliği- her an garanti edilebiliyor. Operatör fazla sayıda forma ekleyebilse de besleyicideki istif yüksekliği düşük kalıyor ve hassas malzemelerde bile güvenli bir çekişi garanti ediyor.

Yeni Roller/Tam yüzeyli presleme makinesi

Yenilikçi tam yüzeyli pres, RPM silindir makinesiyle birlikte kullanılıyor. Kitap bloğu öncelikle silindir presleme makinesinden geçiriliyor, ve burada sırt alanını eziyor. Sırt şişme oranı düşüyor ve dikiş delikleri kapatılıyor. Daha sonra kitap bloğu, GPM tam yüzey presleme makinesinin iki pres çenesi arasına merkeze oturtuluyor ve tüm yüzeyi 30 tona kadar presleme gücüyle bir hidrolik pres tarafından eziliyor. Düzenli bir blok kalınlığı sağlamak için tüm hava kitap blokundan dışarı atılıyor. Hidrolik silindiriyle presin, presleme çeneleri üzerinde direkt bir etkisi olduğundan kitap blokunun yüzde yüz preslenmesi garantileniyor.
GPM ile preslenebilecek en küçük kitap blokları 14 cm yüksekliğinde, 9 cm genişliğinde ve 3 mm kalınlığında. En geniş kitap bloklarının yüksekliği 51 cm, genişliği 32 cm ve kalınlığı 8 cm olabiliyor. Standart preslerle karşılaştırıldığında GMP’in patentli tekniği presleme zamanını neredeyse iki katına çıkarıyor ama makineyi yavaşlatmıyor ve bu sayede üstün kaliteyi garanti ediyor.
Eğer ölçünün değiştirilmesi gerekiyorsa RPM/GPM otomatik olarak Collibri arka tutkallama makinesiyle birlikte ayarlanıyor. Müller Martini’nin tüm yeni gelişmeleri gibi RPM/GPM’de de otomatik Amrys hazırlık sistemi bulunuyor. Makine operatörü daha sonra makineyi kullanıcı dostu operatör paneli üzerinden gerekli şekilde ayarlayabiliyor.

VBA/Collibri Yan Kağıdı Besleyici

VBA/Collibri’de ağızlıklar kitap bloku üzerine tutkal şeritleri uyguluyor; daha sonra yan kağıtlar besleniyor ve tutkallanan kitap bloku üzerine bastırılıyor. Tutkal yan kağıda değil de kitaba uygulandığından büyük gramajda yan kağıtlar da yapıştırılabiliyor. Ağızlıktan tutkallama hassas ve temiz bir tutkal şeridini garanti ediyor. Kullanıcı soğuk tutkal ve hotmelt arasında seçim yapabiliyor. Tutkal şeridin uzunluğu ve kitap üzerindeki konumu hassas bir şekilde ayarlanabiliyor. Hızlı değişimler ise Collibri arka tutkallama makinesi ölçümleri otomatik olarak yaptığı için doğal hale geliyor. Müller Martini işletme felsefesine göre tüm ürünlere aynı simgeler ekleniyor böylece makine operatörleri farklı makineleri daha kolay bir şekilde kullanabiliyorlar.
İlkbahar 2008’den itibaren, tüm Collibri hattını kontrol eden bir Tele-Commander piyasaya çıkacak (RPM/GPM roller/tam yüzey presleme makinesi, VBA/Collibri yan kağıt besleyici, Collibri arka tutkallama makinesi, RPM roller presleme makinesi ve TPM kurutma ve presleme makinesi). Tele-Commander güncellemesi gönderilmiş tüm makineler üzerinde mümkün.
VBA/Collibri’nin yüksek operasyonel güvenliği ve üst düzey sonlandırma kalitesi, bir dizi kontrol ve izleme makinesiyle sağlanıyor. Mesela yan kağıt istifi belirli bir yüksekliğin altına düştüğünde operatöre sesli bir uyarı veriliyor. Ayrıca izleme sistemleri blok konumunu, blok kalınlığını, çift ya da eksik kağıtları ve kılavuz rayındaki yan kağıt pozisyonunu kontrol ediyor.

Kurdele yerleştirme makinesi: Ribbon

Bu makinede kitap, kurdele besleme kanalına ya direkt olarak üç bıçaktan ya da kitap besleyici üzerinden giriyor. Senkronize taşıyıcı, kitap bloklarının düzenli aralıklarla itici kayışlara koyulmasını sağlıyor. Kayışlar daha sonra blokları, makine sırtları boyunca yönlendiriyor.
Patentli bir kurdele yerleştirme istasyonu olan bu sistemde; kurdele, bir makaradan çekiliyor, uzunluğu ölçülüyor, kesiliyor ve patentli kurdele yerleştirme istasyonuna aktarılıyor. Air-jet destekli kesiciler kitap bloğunu aynı anda iki konumda dikkatli bir şekilde açıyorlar. Kurdele yerleştirme istasyonunda kurdele, kesici açıklıklarından birine yerleştiriliyor ve bloğun başından sıkı bir şekilde çekiliyor. Aynı zamanda okuyucunun kurdele ucu ikinci açıklığa sokuluyor ve burada kitap bloğunun ileriki aşamaları boyunca güvenli bir şekilde tutuluyor. Diğer tutkallanacak ucu, kitap bloğunun kafasından dışarı çıkıyor ve kitap sırtına doğru çekiliyor. Kitap hattında kurdelenin bu ucu kitap bloğu sırtına tutkallanıyor.
Kurdele makine hızı, kitap bloğunun ölçüsünden bağımsız. Örnek kitap üretimlerinde olduğu gibi tek kitap bloklarını bile kurdele makinesinin içine yerleştirilebiliyor. Plastik kurdelelerin uçları opsiyonel kaynak-kesim mekanizmasıyla kaynaklanıyor ve bu şekilde yıpranmaya karşı koruyor. Standart makine iki kurdelenin aynı anda yerleştirilmesine imkan tanıyor. Opsiyonel bir eklentiye sahip kurdele makinesi, aynı anda üç kurdeleyi çekiyor. In-line işlemde Kurdele makinesi, diamant bookline’ın dokunmatik ekranından ayarlanıyor. Tek başına kullanımda operatör Kurdele makinesini HMI panelinden ayarlıyor. Müller Martini kullanım konsepti tüm makine panellerine düzenli bir tasarım sağlıyor ve her zaman aynı simgeler kullanılıyor, böylece farklı makineler operatörler tarafından kolaylıkla kullanılabiliyor.

Kısa Tiraj’da performans artışı: Yeni Diamat 35:

Bir mücellit, yeni Diamant 35 kısa tiraj kitap hattını kullanarak saatte 2 bin100 kitap üretebilir. Bir önceki model Diamant 30 ile karşılaştırıldığında bu yüzde 16’dan fazla performans artışı anlamına geliyor.
Dikdörtgen format kitaplar Diamant 35 üzerinde üretilebiliyor, aynı şekilde sadece iki milimetre kalınlığına sahip kitaplar ve geniş format kitaplar da. Çünkü Diamant 60 ile aynı boyut aralığını kapsıyor. En alışılmadık kitap şekilleri bile mümkün. Ayrıca tüm Diamant seçenekleri eklenebiliyor. Tabi ki Diamant 35, Diamant serisinin ünlü yüksek kitap kalitesini sunuyor. Kızıl ötesi ön ısıtma, yuvarlama, iki seferli kambura , sırt kağıdı ve seraze, kapak geçirme- her şey Diamant 60 da olduğu gibi aynı kalite prensipleri çerçevesinde gelişiyor. Yeni kısa tiraj kitap hattında bağlantının oyma süresi ve en yüksek hızda presleme prosedürleri en az beş saniye sürüyor ama yine kendini kanıtlamış, duraksız serbest presleme metoduyla gerçekleştiriliyor. Operatör, hızlı ve kullanıcı dostu dokunmatik ekran kullanarak aynı Diamant 60’da olduğu gibi iş değişmleri gerçekleştirebiliyor. Ve gerekiyorsa Diamant 35, dakikada 60 devir olmak üzere devreye alınabiliyor.Üstün kitap kalitesinden ayrı olarak yüksek otomasyon seviyesi oldukça etkileyici ve en hızlı iş değişimini ve maksimum maliyet-etkinliğini garantiliyor.

Tatlısu, M. Akif; Matbaa Teknik Dergisi, Sayı: 108, Aralık 2007, p.92-96





Stein + Lehmann Diamant MC ile başarıya koşuyor
• Almanya’nın birleşmesinden bu yana Doğu ve Batı Berlin yakın ilişkiler kurdu. Bu özellikle de ‘Doğu-Batı birleşiminin’ sonucu olarak 2001 yılında kurulan Stein + Lehmann ciltevi için faydalı oldu. Başarılı çalışanlar, motivasyonu yüksek bir yönetim ekibi ve Muller Martini’den temin edilen modern üretim makinalarıi ile ciltevi başarılarına başarı eklemeye başladı.
Haberin Devamı

‘Diamant MC digital’ ile Sert Kapaklı Fotoğraf Albümü İmalatı
Dijital baskı birçok yeni fırsatlar sağlamaktadır. Giderek daha fazla insan kendi fotoğraf albümlerini tasarlamaktadır. Bu yeni durum çoktan geleneksel fotoğraf albümlerinin yerini almış bulunmaktadır. Muller Martini, Diamant MC digital makinesini özellikle dijital olarak basılmış ultra-kısa adet’lere sahip fotoğraf albümlerinin verimli şekilde ciltlenmesini sağlamak için geliştirmiştir. Sistem sadece tek bir kopya fotoğraf albümü imal edebilir.
Haberin Devamı

Orijinal Manroland Yedek Parçaları için Önemli Bir Haberimiz Var.
Pasifik Mümessillik olarak siz Manroland kullanıcılarına yedek parçada çok önemli avantajlar sunuyoruz.
Haberin Devamı

Duplo, Türkiye Pazarını Büyütecek
M. AKİF TATLISU - Pasifik Mümessillik 1 Haziran itibariyle baskı sonrası ekipmanlar üreticisi Duplo’nun yeni Türkiye Temsilcisi oldu. Yönetim Kurulu Başkanı Şafak Okaygün ve Duplo International satış müdürü Laszlo Kellner ile Duplo tanıtım günleri esnasında yeni birlikteliklerine ilişkin görüşlerini sorduk.
Haberin Devamı

Muller Martini yeni Tel dikiş kafaları çok avantajlı
Kısa sürede iş hazırlığı, basit kullanım ve kusursuz dikiş – Müller Martini’nin yeni jenerasyon hızlı ve kolay ayarlanabilen dikiş kafaları yarattığı çeşitli avantajlar ile tel dikiş üretim verimliliğini arttırmaktadır.
Haberin Devamı

En Yeni Duplo Çözümleri (*)
Duplo International şirketinin yeni temsilcisi Pasifik Mümessillik, makinelerin büyük bir kısmını tanıttığı Duplo Tanıtım Günleri etkinliğini gerçekleştirdi. Pasifik Mümessillik’in Massit’teki showroom’unda 1- 6 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilen etkinlikte ofset ve dijital baskı sonrasına uygun masa üstü kırım makinelerinden komplike ciltleme sistemlerine uzanan portföydeki makineleri matbaacıların ilgisine sunuldu.
Haberin Devamı

Duplo Tanıtım Etkinliği Başarıyla Tamamlandı
Yeni temsilciliğimiz DUPLO ürünlerinin satışlarına 1 - 6 Haziran 2009 tarihleri arasında yeralan tanıtım etkinliğimiz ile başladık..
Haberin Devamı

Duplo da Pasifik'te!
Pasifik Mümessillik, dijital ve ofset baskı sonrasında dünyaca tanınan Duplo ürünlerinin Türkiye ve Azerbaycan yetkili dağıtıcısı oldu… Ürünlerin tanıtımı 1-6 Haziran 2009 tarihleri arasında her gün saat 10-17 saatleri arasında yer alacak “TANITIM ETKİNLİKLERİ” ile Pasifik Mümessillik merkez binasında gerçekleştirilecek.
Haberin Devamı



   
 

©2010 Pasifik İç Ve Dış Ticaret Ve Mümessillik A.Ş.